Yeraltı Demiryolu Sözleri ve Alıntıları

Yeraltı Demiryolu Sözleri ve Alıntıları

Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları…

2016 yılında Amerika‘da yayımlanan Yeraltı Demiryolu adlı roman, yayımlanır yayımlanmaz hem ülkesinde hem de bütün dünyada büyük bir ilgiyle karşılandı. “Yılın En İyi Kitapları” listesinde yer aldı. Amerika’nın temelinde yatan ve insanın kanını donduran insanlık suçlarına korkusuzca ve bolca gönderme yapmış olmasına rağmen 2017 Pulitzer, 2017 Arthur C. Clarke ve 2016 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü gibi birçok ödüle de layık görüldü.

Yazarı Colson Whitehead↵ olan Yeraltı Demiryolu, 1800’li yılların başında, Afrika‘daki ailelerinden kaçırılarak Amerika’ya getirilen ve bir malmış gibi satılan Afrikalı siyahileri ve onların tüyleri diken diken eden kaçış ve gördükleri zulüm hikâyelerini anlatıyor. Bu roman için yazdığım kitap yorumuna buradan↵ ulaşabilirsiniz. Bu sayfada ise kitaptan derlediğim sözleri okuyabilirsiniz.

yeralti-demiryolu-sozleri-ve-alintilari-colson-whitehead
Colson Whitehead

Amerika’nın Alameti

“Amerika’nın alameti, burada insanların eşya sayılmasıydı.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.15)

Bağımsızlık Bildirgesi 

“Bağımsızlık Bildirgesi başyapıtlarıydı. ‘Sürekli yenilenen saldırı ve gasplar tarihi.” (s.42)

Amerika’nın Buyruğu 

“Elinde tutabildiğin her şey senindir. Mülk, köle, kıta senindir. Amerika’nın buyruğu buydu.” (s.93)

Yeterince Beklerseniz

“Gerçek yüzünü gösterdiğinde şaşırmadı, yeterince beklerseniz önünde sonunda gösterirler zaten. Gündoğumu gibi.” (s.24)

Bazen Bir Keman veya Davul

“Enstrümanları çalanlar insanlardır fakat bazen bir keman veya davul, onu eline alan kişiyi bir çalgıya dönüştürür.” (s.38)

Kan Donduran İşkenceler

“Ağaçlardan sallanan cesetlerin akbabalara ve kuzgunlara bırakıldığını görmüştü. Kadınların dokuz kamçılı kırbaçlarla kemikleri görünene kadar dövüldüğünü görmüştü. Diri ve ölü insanların odun yığınlarına bağlanıp yakıldığını görmüştü. Kaçmaya engel olmak için kesilen ayaklar, hırsızlığı engellemek için kesilen eller…” (s.45)

“Kaçaklar, öldürülmeden önce ağır bir işkenceden geçirilirdi. Geride kalan herkes, ölmelerine izin verilmeden önce maruz kaldıkları dehşetli ızdırabın kademe kademe artışını seyretmek zorundaydı.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.51)

Akla Hayale Sığmaz Korku

“Connelly, bir keresinde sözcüklere baktığı için bir zencinin gözlerini oymuştu… Bu ceza sayesinde, alfabeyi öğrenmeyi hayal eden bütün kölelerin ona karşı akla hayale sığmaz bir korku duymasını sağlamıştı.” (s.112)

Yeni Bir Fikir

“Yeni bir fikir tıpkı bir ahşap bloka benziyor, diye düşündü Caesar; gerçek şeklini alması için insan becerisi ve yaratıcılığı gerekiyor.” (s.64)

Ruhu Yoğurmak 

“Ruhu yoğurmak gerek, evlat.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.86)

Kurnaz ve Hilebaz

“Ama zihni kurnazdı, hilebazdı; sevmediği düşünceler kenarlardan, kıyılardan, çatlaklardan, sıkı sıkı kapattığını sandığı aralıklardan solucan gibi içeri sızıyordu.” (s.113)

Işığını Kaybeden Çocuklar

“Maisie on yaşındaydı. Plantasyonda o yaşa gelen çocukların neşesi yok edilmiş olurdu. Bir pikanini, bugünden yarına içindeki ışığı kaybederdi… Maisie, şımarıktı kuşkusuz ama siyahiyseniz şımarık olmaktan daha kötü şeyler de vardı.” (s.124)

Herkes Sağır ve Dilsiz

“Dünyada gerçekte olanlardan kimse söz etmek istemiyordu. Kimse hakikatı duymak istemiyordu.” (s.133)

Gerçekler

“Gerçek, bir dükkân vitrininde sergilenen ve sürekli değişen mallar gibiydi. Bakmadığınız anlarda bazı eller tarafından dönüştürülüyor, hem cazip hem ulaşılmaz kalıyordu.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.133)

Beyazlar 

“Beyazlar bu topraklara yeni bir başlangıç yapmak, kölelikten kaçan özgür siyahlar gibi efendilerinin zulmünden kurtulmak için gelmişti ama kendilerine layık gördükleri idealleri başkalarından esirgiyorlardı.” (s.133)

Yapılan Zulümlerden Gurur Duymak

“Başkalarına ait olan, toprak gibi avucunuza alabileceğiniz veya özgürlük gibi elinizle tutamayacağınız bir şeyi zorla alıyorlarsa anlıyor olamazlardı. Cora’nın sürdüğü ve işlediği toprak, Amerikan yerlilerine aitti. Beyaz adamların ne kadar etkili katliamlar yaptıklarıyla övündüklerini, kadınları ve bebekleri öldürmekle, başkalarının geleceklerini daha beşikteyken boğmakla böbürlendiklerini biliyordu.” (s.134)

Koyun Gibi Güdülen Siyahiler

“Kendi hayatlarını yönettiklerini sanıyorlardı. Oysa hâlâ koyun gibi güdülüyor, evcilleştiriliyorlardı. Eskisi gibi salt mülk değil ama besi hayvanıydılar; damızlık olarak beslenen, kısırlaştırılan hayvanlar. Kümesi veya ağılı andıran koğuşlara tıkılmışlardı.” (s.142)

Siyah Adam

“Siyahlar, ölünce insana dönüşüyordu. Ancak o zaman eşitlerdi beyaz adamla.” (s.158)

Siyah Irk

“Kuzey Carolina’da siyah ırk yalnız ipin ucunda sallanmak için vardı.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.175)

Coon Şov veya Minstre Şov

“19. yy. başında Amerika Birleşik Devletleri’nde çok popüler olan ırkçı coon şov veya minstrel’lerde, yüzlerini siyaha boyayan beyaz aktörler siyahiler hakkında en kötü kalıp yargılar ve klişelerin tekrarlandığı şarkılı danslı komedi skeçlerini sahnelerdi.” (s.176)

Hilekâr ve Acımasız

“(Kuzey Carolina’da) Burada kanun, köle sahiplerinin infazcılığını yapan devriyelerden soruluyordu. Beyaz, hilekâr ve acımasızdılar. Nüfusun en düşük gelirli ve ahlaksız kesiminden seçilen devriyeler, çiftlik kâhyası olamayacak kadar aptal tiplerdi. Devriyelerin birini durdurmak için ihtiyaç duyduğu tek gerekçe o kişinin siyahi olmasıydı. Plantasyon dışında yakalanan kölelerin -dayak yemek ve ilçe hapishanesini boylamak istemiyorlarsa- geçiş izni taşıması gerekiyordu. Özgür siyahların da azat edilme belgelerini yanlarında bulundurması şarttı, yoksa yeniden köleliğin pençesine düşebilirlerdi. Bazen gerekli belgeleri olsa da kaçırılıp mezar kürsüsüne çıkarılırlardı. Devriyeler, teslim olmayı reddeden isyankâr siyahileri vurabiliyordu. İstedikleri zaman köle köylerini arar, özgür siyahilerin evlerini canlarının istediği gibi yağmalar, alın teri emek karşılığında edinilmiş mallara el koyar veya azgın dürtülerini giderme derdine düşerlerdi.” (s.181)

Yeraltı Demiryolu Sözleri ve Alıntıları

“Yeni yasalar siyahi kadın ve erkeklerin Kuzey Carolina topraklarına adım atmasını yasaklıyordu. Topraklarından ayrılmayı reddeden özgür siyahiler sürülüyor veya öldürülüyordu.” (s.185)

Sorgusuz Sualsiz İpe Çekmek

“Eyalet yasalarında yapılan değişikliğe göre, isyanı tahrik ve teşvik eden yazılar bulundurmanın veya bir siyaha yardım ve yataklık etmenin cezası yerel otoritelerin takdirine bırakılmıştı. Uygulamada verilen ceza ise ölümdü. Suçlanan kişi saçlarından yakalanıp sürüklenerek evinden çıkarılırdı. Duygusal nedenlerle veya mülkiyet hakları konusunda antika görüşlere sahip olduklarından yasaya boyun eğmeyen köle sahipleri gibi, zencileri çatı aralarında, mahzenlerinde ve kömürlüklerinde saklayan iyi kalpli vatandaşlar da sorgusuz sualsiz ipe çekilirdi.” (s.186)

Merhametsiz Temel

“Beyaz bir çocuğu öldürmüştü. Başka birini daha öldürebilirdi. Beyazlar bu korku yüzünden yüzyıllar önce atılan merhametsiz temelin üstüne yeni bir kat zulüm inşa etmişti.” (s.192)

Tanrı’ya Hakaret

“Donald, ülkesinin Etiyopya halklarına yaptıklarından her zaman tiksinmiş olduğunu anlatıyordu. Geleneksel kölelik, Tanrı’ya hakaretti ve köleciler şeytanın suretiydi.” (s.195)

İki Dünya Arasına Sıkışmak

“İki dünya arasına, suç işledikleri gerçeği ve işledikleri suçlar yüzünden geri çevrilecekleri ahiret arasına sıkışmış hayaletler onlar da.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.197)

Linç ve İhbar

“Evlerinin ahırında iki siyahi çocuğu saklayan bir karı koca linç edildi. Çocuklara gösterdikleri ilgiyi kıskanan kızları onları ihbar etmişti.” (s.198)

Yerlerde Sürünmek 

“Plantasyonda hür değildi ama arazisinde serbestçe dolaşıyor, temiz havayı içine çekiyor, yaz gecelerinde yıldızları seyrediyordu. Plantasyon küçük ama büyüktü. Burada efendisinden kurtulmuştu ama ayağa kalkamayacağı kadar dar bir tavşan deliğindeydi ve sessizce yerlerde sürünüyordu.” (s.199)

Amerika: Karanlıklara Karışmış Bir Hayalet

“Plantasyondan kaçıp ülkeyi biraz gördüğünden beri Cora, o belgenin (Bağımsızlık Bildirgesi) gerçekleri anlattığından şüphelenir olmuştu. Amerika da tıpkı onun gibi karanlıklara karışmış bir hayaletti.” (s.200)

Çifte Standart

“Boyunduruğa koşulan beyazlar olduğunda günahtı kölelik, Afrikalılar oduğunda değil.” (s.203)

Lanetlenmiş Siyahiler

“Bazıları zencilerin çok eski zamanlarda dünyayı yöneten devler ırkının kalıntıları olduğunu iddia ediyordu ama Edgar Delany onların Afrika’daki bir dağın zirvelerine tutunarak Tufan’dan kurtulan lanetli siyahi Ham’ın soyundan geldiklerini biliyordu.” (s.212)

Para 

“Para bazen böyledir. Soydaki kusurları ortaya çıkarır.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.230)

Yeraltı Demiryolu Sözleri ve Alıntıları

İnsanlar Kargo

“On birlerce isim Afrika sahilinde, yük beyannamelerine kaydedilmişti. İnsanlar kargoydu.” (s.236)

“Her isim mal, nefes alan sermayeydi; etten ve kemikten kâr.” (s.236)

İlahi Adalet

“Başta Tennessee’nin yıkımının -yangın ve hastalık- adaletin eliyle gerçekleştiğini düşünmüştü. Beyazlar hak ettiklerini bulmuştu. Halkını esir ettikleri, başka bir ırkı topluca katlettikleri, toprağa el koydukları, onu çaldıkları için.” (s.236)

Siyah Ten

“Teni siyahtı ve dünya siyahilere böyle davranıyordu. Ne fazlası ne azı.” (s.237)

Tek Teselli

“Başka birinin vurulduğu zincirleri görmek ve sizin üzerinizde olmadıklarına şükretmek, siyahilere bahşedilen tek teselli buydu, durumlarının her an daha kötü olabileceğini düşünüp avunurlardı.” (s.240)

Amerikan Ruhu

“Bunca yıl sonra Amerikan ruhunu tercih ediyorum ben, bizi buraları zapt etmemiz, bir şeyler inşa etmemiz ve burayı medenileştirmemiz için Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya çağıran ruhu. Yok edilmesi gerekenleri yok etmemiz için de tabii. Aşağı ırkları yükseltelim diye. Yükseltemiyorsak onlara boyun eğdirelim diye. Boyun eğdiremiyorsak yok edelim diye. İlahi emrin kaderimiz kıldığı şey, Amerikan buyruğu budur.” (s.43)

Mahrem Acılar

“Sakin tavırlarının altında nasıl mahrem acılar yattığını kimse bilmiyordu.”
(Yeraltı Demiryolu sözleri ve alıntıları, Colson Whitehead, s.279)

Zencilerin Hikâyesi

“Zencilerin bu ülkedeki hikâyesi, aşağılanmayla başlamış olabilirdi ama bir gün galip gelip refaha kavuşacaklardı.” (s.285)

Köleliğin Hasarları

“Köleliğin siyahilerin zihnine verdiği hasarları nasıl onaracaklardı. Özgür bırakılan pek çok insan, hâlâ maruz bırakıldığı dehşetin etkisindeydi.” (s.301)

Konuşmak İyidir

“Konuşmak iyidir… Konuşmak, havayı temizler, neyin ne olduğunu anlamamızı sağlar.” (s.303)

Yeraltı Demiryolu Sözleri ve Alıntıları

Özür Dilenmesi Gerekiyor

“Çektiği bütün acılar için Cora’dan özür dilenmesi gerekiyordu. Ona bütün düşmanlarının, ızdırabında parmağı olan bütün efendilerin ve idarecilerin bu dünyada değilse öbür dünyada cezalarını çekeceklerini, bazen yavaş ve görünmez olsa da adaletin sonunda, her defasında gerçek hükmünü verdiğini anlattı.” (s.306)

Cinayet, Hırsızlık ve Zulüm

“Ve Amerika bir yanılgı, hem de yanılgıların en büyüğü. Beyazlar toprağa el koymanın kendi hakları olduğuna inanıyor. Bütün kapleriyle inanıyorlar buna. Kızılderilileri öldürmek. Savaşmak. Kardeşlerini esir etmek. Dünyada birazcık adalet olsaydı bu ulusun var olmaması gerekirdi çünkü temelleri cinayet, hırsızlık ve zulüm üzerine kurulu.” (s.312)

Afrikalı Köleler

“Atalarımız Afrika kıtasının farklı yerlerinde doğdu. Afrika çok büyük bir kıta… Orada farklı yöntemlerle geçiniyor, farklı âdetlere göre yaşıyor, yüzlerce farklı dil konuşuyorlardı. Ve bu muazzam karışım, köle gemilerinin ambarlarında Amerika’ya taşındı. Kuzey’e, Güney’e. Onların oğulları, onların kızları tütün topladı, pamuk yetiştirdi.” (s.312)

Beyaz Saray

“Ulusumuzun merkezi olan Beyaz Saray’ı siyah eller inşa etti.” (s.312)

Düşeceksek Birlikte Düşeceğiz
Kalkacaksak Birlikte Kalkacağız

“Gerçekten bildiğimden emin olduğum şey, beyaz bir ailenin komşusu olan siyah bir aile olarak, düşeceksek birlikte düşeceğimiz, çıkacaksak birlikte çıkacağımızdır. Ormandan nasıl çıkacağımızı bilemeyebiliriz ama düştüğümüz zaman birbirimizi kaldırabiliriz ve varacağımız yere ancak birlikte varabiliriz.” (s.313)

Gizli Bir Zafer

“Kalbinizde sakladığınız gizli bir zaferdi demiryolu.”

Not: Roman için yazdığım kitap yorumuna buradan↵ ulaşabilirsiniz.

kitap (25)

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir