Tutunamayanlar

TUTUNAMAYANLAR

OĞUZ ATAY SÖZLERİ

Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı eseri için yazdığım yorum ve inceleme yazısına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Yorum ve İnceleme↵

Bu sayfada, eserden derlediğim alıntıları okuyacaksınız. Farklı alıntıları da okumak isterseniz yorum ve inceleme yazısına bakabilirsiniz.

ALINTILAR

Azalışın Hüznü

“İşte biri daha öldü gitti. Turgut’un içinden atamadığı hüzün, belki de bu azalışın hüznüydü.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Ehemmiyetvermiyormuşçasınagillerden

“Kendini rakipsiz saydığı konuların dışında, bir daha hiçbir zaman tecrübe etmemeyi ve kuvvetsiz olduğu yerlerde de ehemmiyetvermiyormuşçasınagillerden olmayı uygun buldu.”

Soyut Aşk Kavramı

“Soyut aşk kavramı sende henüz gelişmemiş. Sen ve senin gibiler, ancak beş elma ile on elmayı toplayabilen basit insanlarsınız. Elle tutulan şeylerle düşünebilir, elle tutulan şeyleri seçebilirsiniz yalnız.” (Tutunamayanlar)

oguz-atay-tutunamayanlar

Kirletirler Diye Korkuyoruz

“Kelimeleri, daha önce, öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki kirletirler diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa.”

Kelimelerin Dağıtamadığı Ağırlık

“Selim’in ölümü gene odayı kapladı. Güneş tutulması gibi bir şey. Kelimelerin dağıtamadığı bir ağırlık.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Dayanamıyorum

“Ölümü bilerek yaşamak istiyorum Olric.

Yaşamın anlamını bilmek için, ölümün anlamının karanlıkta kalmasını istemiyorum.

Ben, ucuz yaşantıların asil kahramanı, ucuz şövalye romanlarının nesli tükenmiş son temsilcisi ben, bunu nasıl yapacağım?

Ucuz geçmişimi nasıl inkâr edeceğim?

Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric!

Neden beni uyarmadın?”

İÇİNİ DOLDURAMADIK

“Her doğan gün parantez açtı gönlümüze, ömrümüze, beynimize.
Ama içini dolduramadık Olric.
Anlamını kaybetti, parantezin içini doldurduğumuz, tüm sahici sandığımız cümleler…” (Tutunamayanlar)

Önemli Olan

“Bir dostun varlığı güzel bir şeydir, fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.”

Elimden Kaçırdım

“Yanımda dururken, ona elimi uzatmak mesele değilken… farkında olmadığım bir varlığı sadece elimden kaçırdım diye peşinden…” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

İRONİ

Oğuz Atay, Tutunamayanalarda modern Türk aydınının zaman zaman düştüğü durumun içler acısı ironisini de yapar.

Bunun için Türkçeleştirilmeye çalışılan ve bir zorlamanın ürünü olduğu açıkça görülen uydurma kelimeleri sıralar:

dans:  düzgün ayak
matbaa:  betikdizim
okyanus:  devdeniz
gazete:  günlükbetik
tarih:  yazıtbilim
sabıka:  eskitlik
esmer:  karal
berber:   sakalsaçkeser
müzik:  gökçeses
felsefe:  bilgesevi
resim:   güzelçizi
arşiv:   saklantı

Din Terbiyesindeki İhmal

“Büyük şehirlerimizde dine bağlılığın özellikle küçük burjuva ailelerinde zayıf olması, din terbiyesinin verilmesinde gösterilen ihmal; çocukların, daha çok taşradan gelen hizmetçilerin efsaneleriyle yetişmesine sebep olmuştur.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

UYUTTULAR ALKIŞLADIK, UYANDIRDILAR ALKIŞLADIK

“Şimdiye kadar yalnız din kitaplarında yargılandınız.

Biz fakirler, zavallılar, yarım yamalaklar, bu kitapları okuyup teselli olurken içinizden güldünüz. Ve çıkarınıza baktınız.

Hatta gene sizlerden, sizin gibilerden, büyük düşünürler çıktı ve bu kitapların bizleri uyuşturmak için yazıldıklarını ileri sürdüler.

Biz zavallılar, ya bu düşüncelerden habersiz kaldık ya da bunları yazanları bizden sanarak alkışladık.

Yani uyuttular alkışladık, uyandırıldık alkışladık.” (Tutunamayanlar)

Tutunacak Bir Yer Bulamam Sonra

“-Beni bıraktın bu makinenin çarkları arasında. Ben de dişlilere ceketimi kaptırdım. Eteğimin ucundan bağlandım bu düzene.

-Ceketi çıkarmadan olmaz. Çıkar üstündekileri, kurtul bu düzenden.

-Olmaz Selim! Çırılçıplak kalırım sonra. Tutunacak bir yer bulamam sonra.” (Tutunamayanlar)

Kör Talih

“Düşünceler göklere yükseliyor, fakat vücut toprağa bağlı. Tek tek koparılması kolay olan milyonlarca iplikle bağlı. Kör talih.”

Kurnaz

“Derler ki ruh bozuklukları insanı son derece kurnaz yaparmış.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

İntihar

“İntihar bir akıl hastalığıdır ve ancak bir akıl hastasının körleşmiş duyularının sağladığı soğukkanlılıkla başarılabilir.”

oguz-atay-tutunamayanlar

Eksik Bir Karşılık

“İyi” dedi.

Eksik bir karşılık.

Bazen, eksik karşılıklar da fazlaları kadar tehlikelidir. ” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

oguz-atay-tutunamayanlar

Başka Yönden Ele Alınca…

“Meseleleri başka yönden ele alınca ilişki kurmak ne kadar zor oluyor.”

Izdırap

“Fakat ızdırapların beni nasıl harap ettiğini, aklımı ve duygularımı nasıl alt üst ettiğini bilemezsin.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Ağlasak...

“-Yağmur yağıyor Olric. Islanıyor etraf, ağlasak kimse anlamaz değil mi?
-Anlamaz Efendimiz…” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

HÜZNE BULANMADAN YAŞANMIYOR Kİ

“Hüzne bulanmadan yaşanmıyor ki Olric.
İlk açılan yaranın bir daha kapanmayacağını,
İlk kopan fırtınanın ömür boyu dinmeyeceğini,
Hep ilk olanın ne varsa aniden değiştirileceğini nereden bilebilirdin ki Olric? Şehirler değiştiriyorum Olric. “İçimden şehirler geçiyor sen her durakta duruyor, inmiyorsun”lara takılıp kalıyorum.
Şehirler değişiyor Olric.
Ben değişiyorum.
Değiştikçe kanıyorum.
Dünya da değişiyor.
Bir “yaşanmışlıklar” olduğu gibi duruyor işte.
Sen yok desen de…  Ay dolunay işte…” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Aşkın Değişen Yansımaları

“Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum.

Her mevsimde, her gittiğimiz yerde, insanlarla ve insanlarsız, aşkın değişen yansımalarını görmek istiyorum.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Seni Tanımadan Önce

“Seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım.”

Beni Bırakırsan Sudan Çıkmış Balığa Dönerim

“Selim kalkardı, ellerime sarılır, beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma, derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni, alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme, boşuna tedirgin etme beni.

Bu sefer geride bir şey bırakmadım, tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm.

Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan köylüye dönerim.

Beni uyandırma!” (Tutunamayanlar)

oguz-atay-tutunamayanlar

Tanıdıkça Benden…

“Belki tanıdıkça benden uzaklaşacaksın. Belki ben tanıdığın kadar bir şeyim. Geride bir şey yoktur.

Ben de kurcalamak istemiyorum.

Altından bir yokluk bir hiçlik çıkarsa sen belki dayanırsın buna fakat ben dayanamam, yaşayamam.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

En Yakıcı Olanı…

“-Olric, bana edilgen bir kelime söyler misin?
-Emin misiniz?
-Evet Olric. Hem de en yakıcı olanını söyle!
-Silinmek Efendimiz, yeterince edilgen mi?
-Fazlasıyla edilgen…”

OĞUZ ATAY SÖZLERİ

Yılların Yorgunluğu

“Büyük bir yorgunluk duyuyorum: yılların yorgunluğu. Okuyamıyorum, düşünemiyorum.

Sabahları uyandığıma sevinemiyorum. Gecenin sıkıntısı, öğleye kadar sürdüğü için, sabahın verdiği diriliği yaşayamıyorum.

Öğleden sonra da akşamın hüznü çöküyor.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Yoruldum

“Her anı ne yapmam  gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum.

İnsan yorulur mu bazen insan olmaktan Olric?” (Tutunamayanlar)

oguz-atay-tutunamayanlar

“Ben de kolayca razı oldum bana öğretilen bu yanlışlara. İnsan, kendi bulurmuş doğru yolu. Ben bulamazdım.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Geri İstiyorum

“Geri istiyorum hapsettiğiniz duygularımı, düşüncelerimi.” (Tutunamayanlar)

Herkes Ne Bilir Acımı!

“-Herkes geçer diyor, geçer mi Olric?
Herkes ne bilir acımı,
Herkes ne bilsin acımızı!…
Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan,
O nefeste boğulmaktan sıkıldım ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz Olric…

-Evet Efendimiz.
-Bana katıldığını bilmek güzel. Arada ses vermen güzel; içimin sesi de olmasa ölürüm yalnızlıktan.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

ÖN YARGI

“Bütün hayatımca cezalıydım. Durmadan bir kafesin içinde dolaştım.

Gittiğim her yere, üstü kapalı, demir parmaklıklı bu kafesi taşıdım. Bütün dünyayı parmaklıkların arasından seyrettim. Sizinle aramızda bulunan bu demir parmaklıkların varlığını her an duydum.

Sizleri istediğiniz biçimde, ön yargılardan uzak bir biçimde değerlendiremeyişimde bu parmaklıkların payı büyüktür. Bu parmaklıklar yüzünden dar görüşlü ve korkak bir hayvan gibi yaşadım.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Düşünceler

“Kelimeleştiremedikleri düşünceler…” (Tutunamayanlar)

Yaşandı Bitti

“Sevdiğini incitir insan.” diyenleri haklı çıkaracak kadar acıyla yanışım…

Ne ekersen onu biçersin diyen rüzgârın sonrasındaki fırtınalarım…

Bir şiire vurulup da hiçbir şiir olamayışım…

ve nerede, nasıl, ne zaman sonlanacağını artık pek de umursamadığım, bilemediğim hayatım…

Hepsi bir “yaşandı bitti” noktasının etrafında dolanıyor.

Nokta gelip koyuyor sonunu…” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

O Daha Çok Genç, Olric!

“Onun, sevinçle, düşüncelerini kabul ettirmesine göz yumdu. Daha çok genç, Olric. Duygu ve düşüncelerinin etkisini görmeye ihtiyacı var. Ona yardım etmeliyiz.

Onu kırmamalıyız.

Birkaç saat içinde bir insanın düşüncelerini değiştirebildiğini görmek ona gurur verecektir. Kendi düşüncelerini değerlendirmesini kolaylaştıracaktır. Bizi de daha çok sevecektir.

Kendisini ispat etmesine fırsat verelim.

Ya büyüyünce uslanmaz bir eleştirmeci olursa, Efendimiz?

Buna engel olmaya zaten gücümüz yetmez, Olric. Onu biz bozmayalım. Bırakalım anlatsın, döksün içindekileri. Ona ayıklama imkânı verelim.

Birçok gerçeği kabul ettiğimiz gibi onun gerçeğini de kabul edelim. Heyecanlarının körleşmesine yol açmayalım.” (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

oguz-atay-tutunamayanlar

 

Farklı alıntıları da okumak isterseniz Tutunamayanlar için yazdığım Yorum ve İnceleme↵  yazısına bakabilirsiniz.


Kitap Yorumları  (Türk Edebiyatı)↵

Kitap Yorumları  (Dünya Edebiyatı)↵

Kitap Sözleri  (Türk ve Dünya Edebiyatı)↵

kitap-sozleri (22)

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir