Suskunlar (Kitap Sözleri)

Suskunlar Sözleri

Suskunlar sözleri…

Suskunlar, Türk edebiyatının en sıra dışı yazarlarından biri olan İhsan Oktay Anar‘a ait bir roman. İlk kez 2007‘de basılan bu romanla ilgili yazdığım kitap yorumuna buradan↵ ulaşabilirsiniz.

Bu sayfada ise Suskunlar’dan derlediğim sözleri okuyacaksınız.

Sözlerden önce sizinle İhsan Oktay Anar hakkında yapılan bir değerlendirmeyi paylaşmak istiyorum. Ege Üniversitesi tarafından İzmir’de düzenlenen II. Türk Dünyası Kültür Kongresi‘nde sunulmuş bir bildiriden alıntı:

“Genel anlamda postmodern özellik gösteren İhsan Oktay Anar romanları çok sesli bir yapı sergiler. Yazar bu çok sesliliği mitler, destanlar, masallar, efsaneler, menkıbeler, halk hikâyeleri, meddah hikâyeleri, kıssalar, seyahatnameler, mesneviler, tezkireler, vakayinameler ve kutsal metinleri kendi yapıtlarında kullanarak sağlar.

Pastiş ve parodi teknikleri yoluyla yapılan üslup ve içerik taklitleri, bir taraftan mizahi ve ironik bir durum yaratırken, diğer yandan bu durum bilginin mutlak olamayacağı izlenimi verir; daha önce yazılmış ve söylenmiş nesnel olduğu düşünülen bilgiler, metin içinde deforme edilir ve çoğullaştırılır. Yazar bu şekilde metnin kendini inkâr etmesini sağlar ve okurda kasıtlı bir güvensizlik yaratarak ona, metinde rasyonel bilgi aramaması gerektiği mesajını verir.” (Bildirinin tam metni↵)

Puslu Kıtalar Atlası ise İhsan Oktay Anar‘ın ilk ve en çok sevilen eseri. Yakında bu roman üzerine de bir kitap yorumu yazmayı planlıyorum. Onun da ilginizi çekeceğini düşünüyorum.


Kitap Sözleri

Suskunlar’da Toplumsal Yergi

Hayat Dersi: El Etek Öpmek(!)

“Belindeki peştemala bakılırsa bir manav olduğu belli bir adam, sekiz on yaşlarındaki oğluna tam yedi karış yüksekliğindeki, el emeği göz nuru bir kallavi vezir kavuğunu gösterip,

-Gelene beyim, gidene paşam deyip büyüklerine saygı gösterir, el etek öpersen, işte sen de gün gelir böyle muazzam bir kavuk giyer, bey gibi yaşarsın, diye hayat dersi veriyor; pederini can kulağıyla dinleyen çocuk da, o yaşına rağmen dükkândaki vezir kavuğuna gıpta, hatta haset ile bakıp yutkunuyordu.”

Vurguncular

“Fiyatı iki bin filoriye yükselinceye kadar ambarında istifleyeceği otuz fıçı Karabaş balını, ikişer metelik karşılığında otuz hamala taşıtan bu vurguncu tüccar da, çökük omuzlarına ve sırtındaki kambura bakılırsa, çoğu meslektaşı gibi, sanki günah yükü altında ezilmişti.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Rüşvet

“Konaktaki kethuda efendi yahut kaftan ağasının yardımıyla Hızır Paşa’dan, oğlu Veysel Bey için af talep eyleyecek ama diyet olarak timsali bir tutarı ödemekten de geri kalmayacaktı. Ne var ki bunun için ya kethuda efendiye ya kaftan ağasına yahut da en azından, konağın kapısında akşam ezanına kadar bekleyen daire kapıcısı ağaya önce bir izzet ü ikramda bulunması gerekiyordu.”

İki Yüzlü Bir Yaltakçı

“Her devirde ve kudretin bulunduğu her yerde olduğu gibi, bu paşanın maiyetinde de, onun yanı sıra yürüyüp efendisini pohpohlayıp pehpehleyen, ikiyüzlü bir yaltakçı bile vardı.”

Güya Pişmek ve Olmak İstiyorsunuz!

“Yamak, aşçı olmak ister. Aşçı, aşçıbaşı olmak, şakirt de kâtip olmak, kâtip ise paşa olmak ister. Paşaların istediği de vezir olmaktır. Kısacası herkesin istediği, bir şey olmak, olabilmek!

Sizler de güya pişmek ve olmak istiyorsunuz. Aslında kendinizden başkasını kurtarmak peşinde değilsiniz. Sadece kendi ruhunuzu temizleyecek kadar da bencilsiniz.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Doğru Söz

suskunlar-sözleri-suskunlar-sozleri-ihsan-oktay-anar-

Gözün Vazifesi

“Aristatalis’in dem vurduğu gibi, gözün vazifesi sadece görmek değil, hakikati görmektir. Hakikati gören bir göz, artık başka bir şeyi göremez çünkü o artık başka bir vazifeyle mükellef değildir ve başka bir gayesi de yoktur.”

Hakikati Görmek

“Kanundur bu: Nihai hakikati bir kez görünce kişi kör olur.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Suskunlar’da Mizah

Tükürük Guddeleri

“Adamın tükürük guddeleri fevkalade çalıştığından mıdır, en zorlu lokmalar bile adamakıllı çiğnenmeden boğazından geçmekteydi. Hele hele, elini başının tepesine koyup arada bir su içtikten sonra geğirirken, küçük dilinin titrediği bile görülmekteydi.”

Taşı Ekmek Yap!

“Mademki mübarek birisin, taşı ekmek yap da görelim, diye bağırdı. Bunun üzerine hiddetlenen Zahir de, ‘Taşı ekmek yapacağıma ekmeği taş yaparım daha iyi!’ diye cevap verdi ve fırının önündeki tezgâha yığılmış ekmeklerden birini alıp adamın kafasına fırlattı. Bu darbeyle başı yarılan adam da kan revan içinde kaldı.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Tek Doğru Teşhis(!)

“Hastayı defalarca muayene eden Rafael, sonuçta bir teşhis koydu: Adam ölüydü! O güne kadar koyduğu tek doğru teşhis de zaten bu olmuştu.”

Cehennem Alevi

“Hacı İskender bunları anlatırken gözlerinde beliren iman ışıltıları sanki cehennem aleviydi. O böyle şeyleri anlatırken camidekilerin soluğu kesilir, betleri benizleri atardı.Vaazdan sonra ateşten o kadar korkarlardı ki evlerinde birkaç gün mangal yakmadıkları dahi olurdu.”

Suskunlar’da Kelime Oyunları

“Bu sazdan üflenen nağmeler, sırrın ufûlevî vüsafâsı olan ehl-i vukuf füsûnkârların bezediği o vâsî füseyfisâda raks ve vüsûb eden vüsemâ gibi birer üfkûhe idiler. Ama füsûs ki, üflendikçe gönüllerdeki menhûs ufûnetin üfûl olduğu, bu füyûz dolu, tabiî bir vüs ve vüs’at taşıyan nefesler, hangi yusuf-ı kalbîden nasıl hâsıl olur diye sanki füsûl-ı erbaa teessüf ediyordu.”

suskunlar-sözleri-suskunlar-sozleri-ihsan-oktay-anar-1

Kin

“Kin şeytanın kahkahasıdır.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Cimrilik

“Kalın Musa, helva isteyen veletlerine:
-Helva istemekte haklısınız ama biraz daha sabredin. Karşı komşumuz Hilmi Efendi’nin kayınpederi Rıza ölüm döşeğinde. Birkaç güne kalmaz son nefesini verir. Zavallı bizler de iftarda rahmetlinin helvasını yeriz.”

Tutumlulukta Doruk Noktası(!)

“Ayrıca onun müsrif olmadığı da açıktı. Mesela yirmi sene önce babasından miras kalan üç kalıp sabunun ikisi olduğu gibi duruyordu. Üçüncüsünün ise bunca seneden sonra ancak köşeleri biraz aşınmıştı ve üstünde, imalatçının damgası hâlâ okunabiliyordu.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Kusur

“Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak  ve olmalı.”

Korku ve Nefret

“Ne var ki, korku yüreksiz bir insanın nefreti, nefret de cesur bir insanın korkusudur.”

Biz “Gel!” Demedik, Onlar “Git!” Dedi

“Senin buraya gelmenin sebebi bizim ‘Gel!’ dememiz değil, ayrıca onların sana ‘Git!’ demeleri. Hiç kimseye ‘kötüdür’ deme. Aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır.”

İyi ve Diri Bir Dost

“İbrahim Dede, ‘Onun doğru yola dönmesi için dua ettim.’ dedi. ‘Çünkü ölüyü diri yapan Mevlâ’nın kötüyü de iyi yapabileceğini biliyorum. Kötü ve ölü bir düşmanım olacağına, iyi ve diri bir dostum olsun istedim.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)

Mükemmellik

“Çirkin bir şeyi güzel yapmak mümkündür ama mükemmel bir şeyi güzel kılmak çok daha zahmetli bir iştir.”

suskunlar-sözleri-suskunlar-sozleri-ihsan-oktay-anar-2

Her Şeyi Unutmak Lazım

“Her şeyi bilmek için, belki hiçbir şey bilmemek gerektiğinden âdemoğullarından bazıları bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı çünkü onlara göre ancak hiçbir şey bilmeyen bir masum gördüğü anda O’nu tanıyabilirdi. Bunun için belki de ölmeden önce ölmek gerekiyordu.

Ölmek aslında içindeki şarabı tamamen döküp billûr kadehi boşaltmak gibi, her şeyi ebedîyen unutmak ve artık hiçbir şey bilmemek demekti. Nasıl ki ancak boş bir kadeh İsa’nın kanıyla doluyorsa, aynı şekilde sadece her şeyi unutan bir gönül ilahî esintiyle dolardı.”

Susmak

“Belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu.” (İhsan Oktay Anar, Suskunlar sözleri)


Suskunlar (Kitap Yorumu)↵


Not :  İhsan Oktay Anar’la ilgili bir anekdotu okumak için tıklayınız↵


Yorum yapmadan geçmeyin!


Kitap Yorumları  (Türk Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Kitap Yorumları  (Dünya Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Kitap Sözleri  (Türk ve Dünya Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Anlamlı Sözler Tıklayınız↵

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir