Sona Ermek (Kitap Sözleri)

Sona Ermek

-sona-ermek-

Selim İleri, 2017’de yılın en iyisi seçilen Sona Ermek adlı romanını, yazarlık hayatının 50. yılında kaleme alır.

Roman için yazdığım kitap yorumuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bu sayfada ise kitaptan derlediğim sözleri okuyacaksınız.

Sona Ermek (Kitap Yorumu)↵


Kitap Sözleri

“Demek hepsi birer birer sona ermiş, sona erişlere tanıklık için yaşamışız.”

Gönül Üzgünlüğü

“Bir kez daha yürekteki sancı. Sayrıl değil, kalbin sapasağlam. O tuhaf melankoli, gönül üzgünlüğü. Gönül üzgünlüğüyle tutuşuyorsun.” (Sona Ermek, Selim İleri)

Sinsi Bir Karanlık

“Eski izlekler, eski dile getirişler, geçmişteki, gençlikteki sahneler sık sık, ikide birde belirir ama mücevherin ışıltısı donuklaşmıştır. Gök yakutun gece mavisine sinsi bir karanlık yürür. Boşuna aranırsın gençlikteki coşkuyu.”

“Başa sarıyorsun, baştan alıyorsun. Daha ayrıntılı hatırlayabilmek için. Yeterli gelmiyor.”

“Masa saati on bire yirmi kalayı gösteriyor. Bir daha geri gelmeyecek bir onbire yirmi kala.” (Sona Ermek, Selim İleri)

Yaşlanan Adam

“Bu kuşluk vakti camdaki silik yansıda, tanımadığın yaşlı bir adam görüyorsun. Yaşlanan diye düzeltmeye çalışıyorsun. Gerzek gerzek gülümsüyor. Gözleri fersiz. Yansıdaki sensin.”

Kaç Yaşına Gelirse Gelsin

“İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, gençlik bitmiyor, gençlik özlemi dinmiyor. Bazen on sekiz yaşımda hissediyorum kendimi.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Boyuna bir şeyler yazdın. Ölesiye yazdın. Çoğu kez kendini yazdın, Dördüncü Murat’ı yazarken de kendini yazıyordun.”

Çıldırmaya Az Kala

“Taslaklardan, yarım kalmış tasarılardan yardım umuyorsun, belki bu kez bitirebilirim. Oysa Gogol’ün son günleriyle, çıldırışıyla baş başasın; Ölü Canlar’ı ateşe atıyor, yakıyor!”

Kimse Bilemez

“Kimse kimsenin iç dünyasını tam olarak bilemez. Kimse kimseye iç dünyasını bütün çıplaklığıyla, çırılçıplak açıklamaz.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Büyük muammayı çözmen gerekiyor.”

Duayla Ağlıyor

“İnsan sesi, sanki, öncesiz sonrasız azabın sona ermesi için Allah’a yalvarıyor.
Öteki şair birden kurtuluyor, iç sesindeki duayla ağlıyor, ızdırap bir an olsun diniyor. Bir daha bir daha diniyor.”

Herkesinki Kadar Bir Yalnızlık

“Herkesinki kadar bir yalnızlık, tasalanacak bir şey yok.” (Sona Ermek, Selim İleri)

selim-ileri--

Ölüm Haberi

“Yaşlandıkça sen herkes hayattan çekiliyor; dostların, tanışların, birer ikişer, bugün onun, yarın ötekinin ölüm haberi.”

“Korkun aynı korku: Hiçbir bahçe kalmayacak, hiçbir güzellik.” (Sona Ermek, Selim İleri)

Yaşanmışı Geri Getiremezsin!

“Yaşamaya geri dönülemez, iki kat yaşlı olsan, yüzlerce yıl yaşasan, sonsuza kadar yaşasan, yaşanmışı geri getiremezsin.”

Yeryüzü Bir Eziyet Tarihi

“İnsanın insana yaptığı kötülük, yeryüzü bir eziyet tarihi.”

Boyuna Yitiriyorsun

“Yazmak zorunda değilsin. Kimse senin yazacaklarını beklemiyor. Yüreğini açıyordun, okurlarla bir aradaydın, yürekten geçenleri paylaşıyordun. Yüreğini açarak artık yitiriyorsun, boyuna yitiriyorsun.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Bekledikleri, umdukları mutluluk hiçbir zaman başlamayacaktır.”

Hayat Ağır Ağır İner

“Hayat ağır ağır iner, ayrılışlar, birbirini bir daha göremeyecek oluşlar…”

“Gecede karanlıkta havai fişeksin, yanmanla sönmen göz açıp kapayana. Bütün renkli ışıltılar söndü. Öyle harcadın hayatını. Tortuyu eşeliyorsun, çökeltiyi; yazık etmişsin.”

“Geçip gitmiş zaman insafsızca…
Hepi topu birkaç anı kırpıntısı.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Kahkahaların arkasındaki gözyaşlarına açılabilmiş tek romanın, tek öykün, tek tümcen yok.”

“Yazar yapayalnızdır.”

sona-ermek-selim-ileri

Hayat Çekip Gitti

“Hayat çekip gitti, hiç yaşanmamışçasına, perde ağır ağır iner.”

Sandık Odası

“Yalnızlığını ısıtan bütün o güzel şeyler sandık odasında, sandık odasına atılmış.”

“Yolun sonundasın. Her şey eskidi.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Sonunda ev haraptır, tıpkı şu andaki sen.”

“Her biri çıkagelecek, her birini ödeyeceksin. Otur, dökümünü çıkar.”

Mazi de Yıkıcıydı

“Eşeledikçe maziyi güzelleştirdiğini sanıyordun.
Boş yere. Mazi de yıkıcıydı, aşağılanışlarla, küçümsenişlerle, sırtından bıçaklanışlarınla.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Yok, şimdi de yaşıyorum. Geriye kalanı korumaya çalışıyorum sadece.”

Mazi, Zehir Çanağı

“Mazi, epeydir, belki oldum bittim, senin için acı çanağı, zehir çanağı.”

“Bir daha yaşanmayacak üçe on kala…”

Veda

“Yaşam böyle, veda.” (Sona Ermek, Selim İleri)

Sanat

“Sanatçının acıya bu gravürlerle karşı koyduğunu öğrendin, acıya sanatla karşı koyulabileceğini, yitirdiklerimizi sanatın yaşatabileceğini. Sen kavuştun; bazı romanların, bazı öykülerin, onmaz sandığın acılardan geçerek, sıyrılarak. Gönül borcu duyuyorsun.”

Tükeniyorsun

” ‘Öyle’ romanlar yazmak ülküsündeydin: Alabildiğine darmadağın, ancak okurun zihninde, özeninde derlenip toparlanacak.
Altmış sekizinde, tümcelerini savurmuş, tümcelerini yel aldı götürdü, artık boşlukta, boşunalıkta, tortuları boş yere kurcalayarak. Ezberinde dizeler ama, ne şiir ne düzyazı, tükeniyorsun, bitiyor. (Sona Ermek, Selim İleri)

Yaprak Dökümü

“Yaprak dökümü yanı başında, artık en yakının.
Birbiri ardınca. Neredeyse dayanamayacaksın. Dayanamadığın anlar, boyuna cinnetin eşiğinde, çıldırının, çıldırmanın kıyısında…”

Hıçkıra Hıçkıra Ağlamak

“Senin yüreğini ısıtan her şey şuraya buraya dağılıp saçılmış. Hıçkıra hıçkıra ağlamak geçiyor içinden.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Kendinden başka gidebileceğin bir yer yok, iç sesinden, iç dünyandan. Epeydir. Sevdiğin insanları kaybettin, kimileri öldü; ötekileri, geriye kalanlarıysa bencilliğinle, hırçınlığınla sen kırdın, nankörce.”

Çökkünlük

“Geriye dönemezsin ama geçmişi kurcalayabilirsin: Çöküş, çökkünlük, içe kapanış nerede, ne zaman, birdenbire mi, belki de usul usul, ağır akan zamanda, sezdirmeden, varlığını sezinletmeden, sinsice, pusuya yatmış. Durduramıyor, önüne geçemiyordun.”

Korku

“Korkuydu yaşamın, art arda korkular. Yarından korkmak, şimdiden korkmak, şu andan korkmak.” (Sona Ermek, Selim İleri)

“Emma, özlemlerle dolu hayatını kırık hayallerle doyurmaya didinmiş.”

Her Şey Bitecek

“Öleceğim, ölüm bir şey değil, her şey bitecek!”

Issızlık

“Öylesi dostlukları, horgörüleri de unuttun, hayatından çıkardın, heyecanlandırmıyor, düşündürmüyor. Bütün bütün ıssızlıktasın.” (Sona Ermek, Selim İleri)

Ölüm

“Sen ölüm, seni hiç düşünmeden yaşadık.”


Kitap Yorumları  (Türk Edebiyatı)↵

Kitap Yorumları  (Dünya Edebiyatı)↵

Kitap Sözleri  (Türk ve Dünya Edebiyatı)↵

kitap (22)

Yazar Hakkında

YORUMLAR
  1. Hüsna Öztürk

    Her zamanki gibi mükemmel bir eser ve güzel bir yorum, okurken çok huzunlendim çok duygulandım. Emeğinize yüreğinize sağlık hocahanım 🙂

  2. Nurtendolaşan

    geçmişin acısını bu denli yaşamak
    ızdırap mutsuzluk yalnızlık
    ve ölüm
    ölüm birşey değil herşey bitecek
    evet ölüm seni hiç düşünmüyoruz

    • Evet, düşündüğümüz pek söylenemez Nurten Hocam ama soluğunu bazen ensemizde hissetmiyor da değiliz.

      Aklıma Karacaoğlan’ın mısraları geldi. 🙂 17. yüzyılın önemli saz şairlerinden Karacaoğlan, bu soluğu sık sık hissedenlerden biri. Ölüm, onun en çok işlediği temalardan.

      Karacoğlan der ki kondum göçülmez
      Acıdır ecel şerbeti içilmez
      Üç derdim var birbirinden seçilmez
      Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

      Sevgi ve saygılarımla…💐

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir