Otuzundaki Kadın (Kitap Sözleri)

Otuzundaki Kadın

İlk kez 1831-1842 yılları arasında altı bölüm olarak yayımlanan Otuzundaki Kadın; gerçekliğini, geçerliğini ve değerini günümüze gelinceye kadar muhafaza etmeyi başarabilmiş ancak diğer Balzac romanları -mesela Vadideki Zambak↵  ya da Goriot Baba- kadar tanınmamış bir dünya klasiğidir.

Eserle ilgili yazdığım yorum yazısına buradan↵ ulaşabilirsiniz.

Bu sayfada ise kitaptan derlediğim ve oldukça ilginizi çekeceğine inandığım Balzac sözlerini okuyacaksınız.


Evlatlar

“Hayatımızı size bağlamak, yal­nız sizi düşünmek, refahınızı hazırlamak, zevklerimizi keyfi­nize feda etmek, karşınızda el pençe divan durmak, sizden ka­nımızı bile esirgememek, demek bütün bunlar hava öyle mi? Yazık ki evet.

Bültün fedakârlıkları, sanki tenezzülen kabul ediyorsunuz. Tebessümlerinize, kibirli sevginize daima nail olabilmek için insanda Tanrı kudreti olmalı. Sonra öteden bir başkası çıkıveriyor: bir âşık, bir koca. Tamam, sizi elimizden alıveriyor.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri

Genç Kızlar

“Genç kızlar çok defa asil ve güzel hayaller kurar, tam manasıyla ideal çehreler yara­tırlar. İnsanlar, hisler ve  cemiyet hakkındaki fikirleri baştan başa asılsızdır. Sonra tahayyül ettikleri meziyetleri bir şahsa atfeder, ona güvenir, seçtikleri erkekte bu muhayyel mahlûku severler. İş işten geçtikten sonra süsleyip bezedikleri bu alda­tıcı suret, yani ilk idealleri iğrenç bir iskelet hâlini alır amma felâketten yakayı sıyırmak kabil değildir artık.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Birçok Erkek Böyledir

“Birçok erkek böyledir. Bir kadının sadece muzdarip olduğunu görmek, kalplerinde büyük bir heyecan yaratır. Onlar için elem, sadakat müjdeleyen veya aşk vadeden bir histir.”

Öyle Bir Buhrandı ki Bu!

“Onu böyle uyuşturan ne haysiyetsizlikti ne de gizli bir suç işlemiş olmak duygusu, hayır. Ruhu mecalsiz bırakan bir buhran dakikasıydı bu. Bu anlarda insan hiçbir şe­ye aldırış etmez; hayır da vız gelir, şer de. İtimat da sükût da müsavidir.”

Gerçekte Bir Hiç Olan Şahsiyetler

“Hiçlikleri kendilerini tanıyanların birçoğu için sır ola­rak kalan insanlar az mı? Yüksek bir mevki, muhteşem bir soy­adı, mühim memuriyetler, bir miktar nezaket cilası, tavırlarda büyük bir ihtiyat veya servetin göz boyayıcı tesiri, münekkit­lerin mahremiyetlerine nüfuz etmesine mani olan nöbetçiler gibidir. Bu adamlar ya çok uzaktan yahut da pek yakından gö­ründükleri için hakiki boyları, mizaçları, ahlakları layıkıyla bilinemeyen ve gereği gibi takdir edilemeyen krallara benzerler.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Kadınlar

Öyle de Izdırap Çekecekler, Böyle de

“Şimdi anlayışlı ve hisli bir kadının böyle bir koca karşı­sında oynamak zorunda bulunduğu rolü düşünün. Çile ve sada­kat içinde geçen hayatlarını, dünyada hiçbir mükâfatın ödeyemeyeceği aşk ve sadakat dolu gönüller yok mu? Kuvvetli bir kadın böyle korkunç bir durumdan cinayetle sıyrılır, her şeye rağmen büyük diye anılan II. Katerina gibi. Amma kadınların hepsi imparatoriçe olmadıklarından aile hayatının bu meçhul fakat müthiş felâketlerine boyun eğerler.

Acılarının tesellisini doğrudan doğruya dünyada arayan kadınlar, vazife­lerine sadık kalmak istiyorlarsa çok defa ızdıraplarının şeklini değiştirmiş olurlar o kadar. Yok zevkleri uğrunda kanunları çiğnerlerse suçlu mevkiine düşerler.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (2)

Kadınların İşi Zor

“Pek ince olan kadınlık sevkitabiisi, ona kıy­metli bir erkeğe itaat etmenin, bir budalayı çekip çevirmekten daha iyi olacağını; erkekçe düşünmek, erkekçe hareket etmek mecburiyetinde kalan bir tazenin, cinsiyetine has çilelerden sıyrılınca kadınlık zarafetlerinden de mahrum kalacağını; bu­na mukabil, kanunlarınızın en kuvvetliliere bahşettiği imtiyaz­lardan hiçbirini de kazanamayacağını söylüyordu.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Izdırabının Çaresi: Hakiki İman

“Bazen dizginsiz ve düşüncesiz, ızdıraptan sarhoştu. Amma be­reket ki hakiki bir iman ona İlahi bir ümit veriyor, genç kadın uhrevi hayata sığınıyordu. Meşakkatli vazifesine tekrar başla­masını mümkün kılan takdire değer bir itikattı bu.”

Uçurumun Dibinde Gözlerini Açmak

“Karı koca, birbirinin içini dışını anlamış, uzun yıllar düşüp kalkmışlarsa kadın erkeğin en kü­çük jestlerine mana vermek, kendisinden gizlediği hisleri ve hâlleri sezmek kudretinde ise, çok defa düşünmeden yapılan mülâhazaların veya gelişi güzel söylenen düşüncelerin akabinde her şey apansız aydınlanıverir. Böylece kadın birdenbire bir uçurumun kenarında veya dibinde iken gözlerini açar.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Yeisten Takatin Kesilmesi

“Yapayalnızdı, bir ölümlerden ölüm beğenmek ka­lıyordu ona. Gecenin durgun ve sessiz koynunda yeisten takati kesilmişti.”

Kadın “İffet” Demektir

“Fenalığa doğru attığı ilk adımda -çünkü bu yol pek hayırlı bir yol değildi- vicdanının sayhası (çığlığı) ihtiraslarının ve hodbinliğinin sesini boğacaktı. Ger­çekten kalbi henüz saf olan ve aşkı bakir kalan genç bir kadın­da annelik duygusu bile iffetin sesine boyun eğer. Zaten kadın demek iffet demek değil midir?”

Izdırap, Kavrama Gücü Verir

“Izdırap çeken iki ruh, aralarında şaşılacak bir hızla anlaşıverirler. Hadiselerin veya fikirlerin iç görünüşünü ve gelişmesini kusursuz bir isabetle kavrarlar.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (7)

Kadınlara Has Bir Hüner

“Kadınlar, öyle pek keskin kelimeler kullanmadan duygula­rını ifade etmekte mahirdirler. Taklidi mümkün olmayan bir hünerdir bu. Onların belagatı bilhassa şivelerinde, jestlerinde, tavırlarında ve bakışlarındadır.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Hissî Hayatımızın Şaşmaz Kanunu

“Mevkilerin ruhumuza yaptığı tesir, üzerinde durulmaya değer bir hadisedir. Su kenarında isek muhakkak hüzün sarar ruhumuzu. Yine hissî hayatımızın şaşmaz bir kanunu neticesi dağların üstündeyken duygularımız saflaşır, ihtiras şiddetini kaybeder fakat aynı derecede derinleşir.”

Kadınların Zayıf Olduğu Yönler

“Hiçbir şeyi unutmadım, heyhat! Unutamayacağım da. Ne bir anne şefkatiyle üzerime titrediğiniz çıkacak hatırımdan ne kardeşçe konuşmalarımızda hâkim olan asıl itimat ne de hareketlerinizdeki necabet (soyluluk). Biz kadınlar bu meziyetlerin cazibesi karşısında hep zayıfızdır.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Bir Kadın Neyi Unutmaz?

“Kalbin de kendine göre hafızası vardır. En mühim hadiseleri hatırlamaktan âciz olan bir kadın, bakarsınız ki hisleriyle ilgisi olan vakaları ölüp gidinceye kadar unutmaz.”

Izdırap, Kadınların Nasibi

“Izdı­rap yalnız kadınların nasibi. Faziletim sağlam ve değişmez prensiplere dayanıyor, namusuma toz kondurmadan yaşamasını bileceğim.”

Kadının Tek Eşliliği

“İki erkeğe birden ait olmamalarını emreden inhisarcı hissi zorla boğdukları takdirde, imansız rahiplere dönmezler mi?” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Izdıraba Karşı Koymak

“Hisle­rimiz içinde en süreklisi olan ızdırap da ancak ilk taştığı anda şiddetlidir. Sonra darbeleri gitgide hafifler, bu belki buhran­larına alıştığımızdandır. Belki de varlığımızın bir kanunu ne­ticesi. Hodbinliğimiz bu yıkıcı kuvvete hareketsiz fakat aynı şiddette bir kuvvetle karşı koyar.”

Büyük ve Gerçek Izdırap

“Pençesinde hem geçmişi hem bugünü hem geleceği ezen, ömrün hiçbir safhasını tam bırakmayan, zihni paçavraya çeviren, dudaklara ve alna silinmez damgasını basan, ruha bütün dünya nimetlerine karşı tiskinti vererek hazzın zembereklerini kıran veya gevşeten büyük ve gerçek ızdırap hayli öldürücüdür.

Bir acının böyle hudutsuz olabilmesi, ruhu ve vücudu eze­bilmesi için ömrün, vücudun ve ruhun bütün kuvvetleri tazeyken gelip çatması ve dipdiri bir gönlü yıldırım gibi çarpması şarttır. O zaman geniş bir yara açar, sızı pek büyüktür. Hiçbir mahluk bu dertten şairane bir değişiklik geçirmeden kurtulamaz. Ya cennet yolunu tutar yahut da dünya yüzünde kaldı­ğına göre yalan söylemek ve rol oynamak için tekrar cemi­yete döner.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (4)

Kadın ve Dindarlık

“Dindarlık kadınlara has bir fazilettir ve ancak kadınlar çocuk­larına bu hissi tam manasıyla aşılayabilirler.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Gerçek Teselli: Din

“Acılarımızla baş başa yaşa­mak zorundayız, bize gerçek teselliler sunan yalnız dindir.”

İnsanlar!

“Tanrı insanları bedbaht edecek tek kanun yaratmadı. Amma insanlar bir araya gelerek onun eserini berbat ettiler.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Tek Bir Defa

“Latif ahengi yalnız sevginin baskısıyla ha­rekete geçen mizacımızın bütün arzularını tatmin eden ‘adam’a ömrümüz boyunca ancak bir defa rastlarız.”

Hüznün Aşamaları

“Önce kuvvetle fırlatılan bir disk gibi şiddetli olan ızdırabı, nihayet melal içinde durgunlaşmıştı. Hüzün de gittikçe hafifleyen kıvrılışlardan sonra duraklayan disk gibi birtakım manevi ihtizazlardan (titreşim) mürekkeptir; ilk sarsılış ümit­sizliğe, son kıvranış hazza yaklaşır. Gençlikte fecrin loşluğu, ihtiyarlıkta akşamın alaca karanlığıdır hüzün.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (3)

Paris Eğlence Hayatı

“Ben yalnız küçük dalavereler, ölü doğan sevgiler, manasız tebessümler, sebepsiz küçümseyişler, fersiz bakışlar, gelişigüzel savrulan nükteler görüyorum etrafımda. Bütün şu beyaz ve kırmızı çehreler ihtirastan çok eğlence peşinde. Hiçbirinin heyecanında samimiyet yok. Aradığınız ustaca  takılmış kuş tüyleri, parlak tüller, şirin tuvaletler, narin kadınlarsa; hayat size göre ilişip geçilen bir satıhtan ibaretse, burası tam ara­yıp da bulamadığınız yer.”

Seçkin Kadınlar

“Ancak seçkin kadınlar -ve o da muayyen bir yaşta- ha­reketlerine bir lisan verebilirler.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Övünmemeli!

“Övünmeyi, ileri sürecek başka kıymeti olmayanlara bırakmalı.”

Kadınlar İtibar Görmek İster

“Kadınlar itibar görmeye ehemmiyet verirler, zaten ehemmiyet vermek mecburiyetindedirler. Hürmet olmayınca kadının mevcudiyeti söner.”

Bunu Sadece Kadınlar Yapabilir

“Kadınlar, sanki hem hürmete hem kayıtsızlığa hem şaşkınlık veya ihtirasa giden bir yol kavşağındalarmış gibi, bu şüpheli vaziyeti istedikleri kadar muha­faza edebilirler.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Kadınlar…

“O bu hâliyle kendini ele vermeden güler de alay da eder, şefkat de gösterir. Erkeğin bütün his tellerine do­kunmak ve çıkan sesleri tetkik etmek dirayetine maliktir. Böy­le anlarda susması da konuşması kadar tehlikelidir. O yaştaki kadın, samimi midir, sizi atlatıyor mu; alay mı ediyor yoksa itirafları halisane midir, imkân yok kestiremezsiniz.

Size kendileriyle boy ölçüşme hakkı verdikten sonra tesi­rini pekâlâ bildikleri bir bakış, bir söz, bir jestle birdenbire kavgayı sona erdirir, sizi yüzüstü bırakır, sırlarınıza istedik­leri gibi tesahup ederler.”

Akıl ve His

“Akıl hissin yanında daima sönük kalır, biri müspet olan her şey gibi ölçülüdür, öteki ise namütenahi (sonsuz). Duymak lazım gelen yerde muhakeme yürütmek mahdut ruhların kârıdır.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Otuzundaki Kadın

“Otuz yaş, kadınların hayatında en şairane şahikadır (zirve). O çağda aşkın bütün akışını kucaklayabilir, hem maziyi hem istikbali görürler. Sevdanın asıl kıymeti­ni o yaşta anlar ve kaybetmek korkusuyla tadını çıkarırlar. He­nüz ruhları kendilerini terk eden gençliğin güzelliği içindedir, istikbalden kuşkulandıkları için sevgileri gittikçe kuvvetlenir.”

Sevgi Hakikaten Samimiyse…

“Aşkın da sevkitabiisi (içgüdü) vardır. Nasıl en zayıf böcek, hiçbir şeyden çekinmeyen dayanılmaz bir irade ile çiçeğe doğru yürürse, o da gönül yolunu öylece bulur. Bu itibarla sevgi hakikaten samimi ise is­tikbalinden şüphe edilemez.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (5)

Kadınlarda Samimiyetin Alameti

“Kadınların ruhunda en fazla tesir yapan, bizde zarif incelikler, nazik duygular görmektir çünkü onlar­da zarafet ve incelik, samimiyetin alametleridir.”

Cennet

“Cennetle cehennem hazla elemin ifadesi olan heybetli iki şi­irdir. Hayatımız hep bu iki nokta etrafında dönüp dolaşır. Cen­net hislerimizdeki sonsuzluğun timsali değil midir? Saadet bir bütün olduğundan duygularımızın ancak  detayları tasvir edilebilir. Cehennem ızdıraplarımızın hudutsuz azaplarını tem­sil etmiyor mu?”

Kadın Çehresi

“Genç bir kadının yüzü bir gölün sathı kadar durgun, cilalı ve parlaktır. Kadınların çehresi ancak otuzunda manalaşır.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

İhtiyarlıkta Kadın

“İhtiyarlıkta kadında her şey konuşur; ihtiraslar çehresine izlerini kazmıştır. Âşık, zevce, anne olmuştur. Neşe­nin ve acının en keskin ifadeleri, hepsinin de  bir lisanı olan binbir çizgi hâlinde çehresini damgalamıştır. O zaman bir kadının başı dehşetle ulvileşir, güzelleşir, sükûnetle muhteşemleşir. Deminki teşbihe devam etmemiz caizse diyebiliriz ki -o çağda- kuruyan göl, kendisini teşkil eden bütün sellerin izlerini gösterir.

İhtiyar bir kadın başı, ne alıştığı bütün zara­fet tasavvurlarının çöküşünü görerek ürken havai cemiyete ne de bu çizgilerde hiçbir şey okuyamayan bayağı sanatkâra hitap eder. Sanat ve güzellik bahsinde birçok batıl itikatlara yardaklık eden itibari hükümlerden tamamen müstakil olan bir güzelliği hissedebilenlere, hakiki şairlere aittir o.” (Otuzundaki Kadın, Balzac)

Bazen Küçük Bir Jest…

“Bazen bir jestte bütün bir facia gizlidir. Bir sözün şivesi bütün bir ömrü yaralar, bir bakıştaki kayıtsızlık en mesut ihtirası öldürür.”

otuzundaki-kadin-balzac-sozleri (8)


Eserle ilgili yazdığım yorum yazısına buradan↵ ulaşabilirsiniz.


Düşüncelerinizi yazmadan geçmeyin !


Kitap Yorumları  (Türk Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Kitap Yorumları  (Dünya Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Kitap Sözleri  (Türk ve Dünya Edebiyatı)  Tıklayınız↵

Yazar Hakkında

YORUMLAR
  1. Mustafa Sinan Öztürk

    “Kitap sözleri” çalışmalarınızı “kitap yorumları” çalışmanızdan sonra paylaşmanız ve zamanlamanız çok iyi hocam.Şık bir yemeğin üstüne güzel bir tatlı gibi….Şahsi fikrim şuki kadınları okuyabilmek hayatı okuyabilmektir.Neticede herkes mutlu olur.Kadının kendisi kitaptır…Yeni çalışmalarınızı bekliyoruz hocam.Başarılar👍

    • Teşekkür ederim Sinan Bey.
      Konunun en ince ve bir o kadar da önemli detaylarını fark eden okurlara hitap ettiğimi bilmek çok güzel bir duygu.

      Sözlerinizden anladığım kadarıyla, öncelikle kitap yorumunu sonra da kitaplardan derlediğim alıntıları okumanın daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz.
      Dikkate alacağım.👍

  2. Mustafa Sinan Öztürk

    Evet hocam kesinlikle.Böylece kitap hakkında bi fikrimiz oluyor ve sonrada sözleri daha bi farklı açıyla bakmamıza sebep veriyor.Dikkate aldığınız için teşekkürler.🌹

    • Yapıcı, samimi, iyi niyetli ve mantıklı her eleştiri ve dahi öneri, en az övgü kadar belki övgüden de değerli. Bu, her zaman için böyle, emin olun.

  3. Melik Vatansever

    “Evlatlar” bölümü çok çok çarpıcıydı Gülsüm hanım.Yüreğimize dokundu.Neden tüm gerçekler böyle acıtır insanı.😯

    • Zihnimizde tasarladığımız şeylerin biz farkına varamadan asıl gerçekliğinden yavaş yavaş uzaklaşması ve bizim de bunu geç fark etmemizden kaynaklanıyor olabilir mi? 🤔

      • Melik Vatansever

        Kesinlikle haklısınız Gülsüm hocam. Sanırım dünya meşakkatleriyle boğuşmamız hayatı yakalamamıza engel oluyor. Maalesef öyle 😯

        • Evet maalesef… Bu ağır tabloya çocuklarımızın da dahil olmasıyla birlikte mesele daha özel bir anlama bürünüyor ve bir çözüm bulunmasını daha da gerekli kılıyor.
          Sanırım bu durumda yapılması gereken en doğru şey, meselenin kendisine değil de çözüm yollarına odaklanmak, “Peki, ne yapabilirim, bu sorunu nasıl çözebilirim?” sorusuna cevaplar bulmaya çalışmak, enerjimizi bu yöne kanalize etmek.

          • Melik Vatansever

            Kesinlikle Gülsüm hocam🌹👍

  4. Esma kuralkan

    😊👏👏👌🏼👍

  5. Esma kuralkan

    Otuzundaki Kadın ile Balzac,
    bazan karmaşık bir bilmece gibi olan kadınları,çözmemize biraz daha yardımcı olmuş. 👍

    • Bu karmaşık bilmecenin ancak “birazını çözmüşler” de değil, “çözmeye biraz daha yardımcı olabilmişler”, tamamını çözebilmeleri ise sadece bir hayal, der gibi bir hâliniz var Esma Hanım, yanılıyor muyum? 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir