Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad Sözleri

Mahcubiyet ve Haysiyet

Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad sözleri ve alıntıları

Yazarı Dag Solstad↵ olan Mahcubiyet ve Haysiyet, hem insana dair sunduğu ruhsal gerçeklik hem de zengin sosyal ve toplumsal arka planıyla okurun zihin dünyasını harekete geçirmeyi oldukça iyi başaran, modern dünyaya “moderniteden gözleri kamaşmış insanlar” gibi sözlerle eleştirel göndermeler yapmayı da ihmal etmeyen dikkate değer bir eser.

dag-solstad-sozleri-mahcubiyet-ve-haysiyet

Kendi ülkesinde 1994 yılında yayımlanan, Türkçeye de 2018‘de çevrilen bu incecik kitap için yazdığım kitap yorumuna buradan↵ ulaşabilirsiniz.

Bu sayfada ise Mahcubiyet ve Haysiyet’ten derlediğim kitap sözlerini okuyabilirsiniz.


Dag Solstad Sözleri ve Alıntıları

Tertemiz Bir Gömlek

“Her günkü gibi özenerek tertemiz bir gömlek giymişti üzerine. Bu çağda ve bu koşullar altında yaşamak zorunda kalmanın verdiği ve bir türlü kurtulamadığı rahatsızlığı bir nebze hafifletiyordu bu gömlek.”

Düzey Yüksek Tutulmalı

“Lise son sınıf zorunlu eğitimin son basamağıdır. Bu nedenle de öğretilecek konularda nitelikle ilgili bazı şartlar aranmalıdır. Bu demektir ki verilecek bilgiler öğrencilerin henüz gelişimini tamamlamamış düşünce ve duygularına göre ayarlanmayacaktır. Hatta tersine öğrenciler kendilerine aktarılanların seviyesine erişebilmek için uzansınlar, gayret göstersinler diye düzey yüksek tutulacaktır.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Banal ve Olgunlaşmamış Bireyler

“Düşünsenize, kültür mirası yeni yetişen kuşak tarafından büyük bir coşkuyla karşılanıyor ve öğrenciler yüreklerinde taşıdıkları sırrın hem sorusunu hem de cevabını içerdiği için bu bilgi pınarından kana kana içiyorlar. Aslında güzel bir düşünce bu ancak gerçekler göz önünde bulundurulduğunda böyle olmuyor. Zira ruh ve düşünce dünyaları karmakarışık, tam yerine oturmamış, hatta banal ve henüz olgunlaşmamış bireylerden söz ediyoruz.”

Edebiyat Gençlere Cazip Gelmiyor

“Kültür mirasının bir parçası olan edebiyat, gençlere cazip gelmiyor ve gençlerin yazdığı kompozisyonlar da kültür mirasına yakışacak edebî değerde tezler değiller.”

“Bu henüz olgunlaşmamış bireyler, klasik Norveç edebiyatı konusunda bilgilendirilmek üzere okul sıralarına oturtulmuşlardı. Kendisinin görevi de onlara bu bilgileri vermekti. Hatta devlet memuru olarak bu göreve atanmıştı. Bu görevin en büyük sorunu, gençlerin onun vermekle yükümlü olduğu bilgileri almaya hazır olmamalarıydı.”

İstifra Eder Gibi

“Bunca zamandır sınıfta dikilip aynı sözleri istifra eder gibi tekrarlamakta olduğu duygusuna sık sık kapılmadığı söylenemez.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Eşyanın Tabiatı Gereği

“Öğretmen yine ilhama kapılmıştı ancak eşyanın tabiatı gereği öğretmenin hitabet gücü ve ilhama kapılmış olması, öğrencileri uyandırmaya olanak vermiyordu zira öğrenciler onu anlayabilecek donanıma sahip değillerdi.”

Öğrencilerini Dikkate Almıyordu

“Gerçek şuydu: Çok iyi eğitim almış yetişkin bir adam, yirmi beş yıldır masrafları kamu tarafından karşılanmak suretiyle bu sınıfta oturuyor ve öğrencilerin sıkılıp sıkılmadıklarını dikkate almaksızın ortak kültür mirasımıza ait edebî eserlerin bir bölümünü ders olarak işliyordu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Derste Canı Sıkılan Öğrenciler

“Yumuşak ve tombul genç yanakları, kendilerine müthiş kötü görünen sivilceleri, muhtemelen pembe dizilerdekine benzeyen hayallerle dolu karmaşık ve yetersiz iç dünyalarıyla karşısına oturmuş, canları sıkıldığı için kendilerini hakarete uğramış, küçük düşürülmüş hissediyorlardı.

Kendilerini küçük düşürenin öğretmen olduğuna inanıyorlardı zira onları can sıkıntısına boğan kişi öğretmendi… Çok ciddi alınmışlardı çünkü. Öylesine takınılmış bir tavır değildi bu, tamamen içlerine işlemişti ve bu hakarete uğramışlık duygusu edebiyatın en önemli eserlerinin işlendiği bu dersin öğrencileri olarak öğretmene karşı tutumlarını derinden belirliyordu.”

Demode ve Külüstür Öğretmen

“Zaman zaman depresyona giriyordu zira tedavülden kalkmış bir insan, demode, külüstür, son kullanma süresi bitmiş bir öğretmen gibi hissediyordu kendini.

Zaman zaman da tam tersi oluyor, bu sinir bozucu durum içinde bir şeyleri ateşliyor ve ona fazladan bir direnme gücü veriyordu. İşte o zaman, şimdi yaptığı gibi sınıfta dimdik duruyor ve öğrencilerine Ibsen’in ve kültür mirasına ait diğer eserlerin seviyesine ulaşmaya çalışmaları için şans veriyor, o an için yetersiz de olsalar ileride bunu başaracaklarını düşünüyordu.”

İğrenç Bir Durum

“… yirmi beş yıllık dil ve edebiyat öğretmenliği deneyimi olan olgun ve kültürlü bir insanın düştüğü durum iğrençti.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Öğretmenliğin En Zor Yanı

“Verdiği eğitimi ciddiye alırdı. Görevinin rutin olma özelliği aslında ona en zor gelen yanıydı ama bu zorluk anadiline, özellikle de anadilinin edebiyatına dair eğitim veren bir öğretmen olmaya yüklediği yüksek mananın yanında önemsiz kalırdı.”

Yetersiz ve Geçersiz Eğitim

“Verdiği eğitim yetersizdi çünkü üzerine inşa edildiği temeller öğrenciler açısından geçersizdi. Şu andaki uygulamalarının tamamen gereksiz sayılacağı günlerin gelmesi an meselesiydi artık. İşte bundan korkuyordu.”

“… kendini yorgun, son kullanma tarihi bitmiş ve müthiş hayal kırıklığına uğramış hissediyordu.”

Hepsi Benim Yüzümden

“Hayatımızın zemini bir anda ayaklarımızın altından kayıp gitti. Hepsi benim yüzümden.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Marksizm

“Johan Corneliussen, Marksizm tarafından teslim alınmıştı.”

“Marksizm ve tarihsel materyalizm felsefesi nedeniyle Johan artık uzun uzun tefekküre dalmaktan yeterince zevk alamıyordu.”

“Marksizm’i yalnızca kapitalizmi anlayıp açıklayan bir araç olarak gündeme getirir olmuştu.”

“Aradan zaman geçtikçe Johan, Marksizm’i özgürlüğe kavuşma aracı olarak pek söz etmemeye başlamıştı.”

İşçi Sınıfı

“İşçi sınıfı gibi birçok Marksist terimi kullanmaktan da kaçınıyordu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Marksizm Bir Araç

“Sınıfsal çelişkiler, egemen gücün yapılanması gibi dış faktörleri açıklamanın yanı sıra, Marksizm’i insanların kapitalizmden kaynaklanan hayallerini, umutlarını düş kırıklıklarını ve gizli tutkularını anlamaya yarayan bir araç olarak görüyordu.”

Kapitalizm

“… kapitalizm aynı zamanda buydu, parlak, ışıl ışıl, kıvılcımlar saçan…”

Rolleri Karıştırmak

“Eva Linde’nin çoğu kez Camilia’nın annesi ve eğitimcisi olma rolünü, annesi ve sahibi olmakla karıştırdığını düşünürdü.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

İyileştirilemeyen Şey

“Elias, oyuncak ayısını kolunun alıp annesinin peşi sıra evine gelen bu altı  yaşındaki küçük kıza pek acımıştı. Küçük kızın bir şeyden mahrum bırakıldığını ve mahrum bırakıldığı şeye, bir babaya karşı duyduğu özlemin iyileştirilemeyeceğini sezinlemişti.”

Eva ve Elias

“Eva’nın parıltısı kaybolunca Elias’ın da parıltısı kaybolmuş gibi olmuştu.”

“… hem anlayamadığı hem de içine sindiremediği bir şeyler oluyordu Elias’a. Toplumun işleyişinin dışında kalmış olma duygusu içinde giderek artıyordu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Dünyanın Dışına Bırakılmış

“… her sabah gazetesini açtığında kendini dünyanın dışında bırakılmış hissediyordu. Okuduğu ve ilgisini çekmesi beklenen günlük haberler, sanat olayları onu yeterince angaje edemiyor.”

Endişe Verici Durum

“Televizyon izleyip gazeteleri okumaktan zevk almamak bu kadar da yakınılacak bir şey miydi? Evet, Elias için öyleydi zira bu durum toplumsal konularla ilgili bir birey olarak günlük ruh hâlini, hatta hayata karşı duruşunu derinden ve endişe verici bir şekilde etkiliyordu.”

Çağa Ayak Uyduramıyordu

“Çağına ayak uyduramadığını hissediyordu; elbette bunu hisseden herkes derin bir kedere, hatta öfkeye kapılır.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Aşağılandığını Hissediyordu

“Toplumda o sıralar gündemi belirleyen şeyler, gerçeği değerlendirme ve yansıtma şekilleri itibariyle Elias’ın savunduğu tüm değerleri aşağılıyor ve her geçen gün biraz daha pes etmesine neden oluyordu.”

İhtiyacı Olan Şey

“Elias, televizyon izleyip gazete okumanın sonu hiç gelmeyecek bir kişisel mağlubiyetle her gün yüz yüze gelmek anlamına geldiğini itiraf ediyordu. Bıkmadınız mı hâlâ, yetmedi mi bu size, diye köpürüyordu içinden. Birazcık acıyın bize, diye yakınıyordu, televizyon izleyip gazete okumanın gönüllü bir faaliyet olduğunun farkındaydı elbette ama iş bu kadar basit değildi. Zira toplumsal konularla ilgili bir birey olarak dünyayı tanımaya, anlamaya, dünyayla ilgilenmeye, toplumun televizyon ve gazeteler aracılığıyla gündeme aldığı -ya da modern deyimiyle iletişim içinde olduğu-şeylere arzuyla, şevkle katılmaya, angaje olmaya ihtiyacı vardı.”

“Temel soru artık niçin sorulmaz oldu?”

İdealist Öğretmen

“Yaşadığımız topluma karşı sadakatini kanıtlamış biri varsa o da kendisiydi. Hayatının tam yedi yılını gençleri eğiten bir kamu görevlisi olmaya hazırlanmak üzere derslerine vermişti. Sonrasında da tam yirmi beş yıldır toplumun temelini ve kendisine bakışını, kavrayışını sonraki kuşaklara aktarmak üzere her gün görevinin başında olmuştu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Kendi Hâlinde Bir Lise Öğretmeni

“Yirmi beş yıl boyunca dur durak bilmeden az maaşlı, göze batmayan, kendi hâlinde bir lise öğretmeni olarak bu hayati görevini yerine getirmişti. Dışarıdan bakıldığında, aylık maaşından anlaşılabileceği gibi renksiz, soluk bir hayat sürüyordu. Bütün bunları başından beri bildiğinden, niçin zengin bir avukat olmadım diye yakınacak hâli yoktu. Seçimini bir lisede edebiyat öğretmeni olarak görev yapmanın kendisine içsel tatmin sağlayacağını bilerek yapmıştı ve bu doyumun iç dünyasına yayacağı aydınlık, soluk, renksiz dış görünümünü önemsiz kılacaktı. Bu duyguları Norveç toplumuna ve toplumun temeline duyduğu güvenden kaynaklanıyordu.”

Elias Görünmez Olmuştu Âdeta

“Elias Rukla görünmez olmuştu âdeta. Bu da ona acı veriyordu. Lanet olsun, diye düşündü Elias, ben sağlıklı kararlar alabilen, eğitimli, toplumsal olaylara ilgi gösteren bir bireyim. Üstelik çok kitap okudum. Değişimin başını çeken kişiler bana artık niçin hiç ilgi duymuyor, niçin selam göndermiyorlar?”

Budalalık

“Gazeteleri okudukça önünde bulunan başka imkânları bir yana iterek öğretmenliği seçmekle ne kadar budalalık ettiğini anlıyordu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Lise Öğretmeni Olma!

“Lise öğretmeni olma, kendini okula hapsetme, demişti ona. İlle de olmak istiyorsan, başka bir iş yapmaya üşendiğin için öğretmen ol. Sana bunu çok ciddi söylüyorum, demişti üvey kızı yüksek öğrenime başlamak üzere evden ayrılırken.”

Kendini Yenik Hissediyordu

“Elias kendini yenik hissediyordu. Savunduğu her şey toplumdaki günlük konuşmalardan silinmişti.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)

Bir Çağ Kapanmıştı

“Bir çağ kapanmıştı ve toplumsal konularla ilgili bir birey olarak Elias Rukla’yı da beraberinde götürmüştü zira Elias tam da bu çağda kendini gençleri eğiten bir kamu görevlisi olmaya adamıştı. Yeni bir çağda gençleri eğitmeye niyeti yoktu, bunu yapabilecek vasıflara sahip değildi zaten. İşte bu kadar basit.”

Ruhsal Sarsıntı

“… büyük Avrupa savaşının sebep olduğu ruhsal sarsıntıların, aradan seksen yıl geçtikten sonra kendi ruhunda oluşan sarsıntılara benzediğini fark ediyordu.”

Artık Özgürdü

“Eva, kendi güzelliğinin zindanından çıkmış, özgürlüğüne kavuşmuştu. Artık istese de istemese de üzerindeki hafif yapmacıklıktan azadeydi. Güzelliği onu terk etmişti, artık doğal olabilirdi. Yapmacık bir kadın değil, doğal bir insan olabilirdi.”

Doğal ve Biyolojik Bir Süreç

“Kadın olsun, erkek olsun herkesin başına gelen ancak kadınlar açısından cazibelerini yitirmek olarak anlaşılan doğal ve biyolojik bir sürecin sonucunda yüzü sarkmıştı. Kadınlar bu gerçeği kabul etmeyip de hayatı doğal sürecinde yaşamak yerine, genç kızlıklarındaki gibi görünmek üzere bu sürece direndikleri takdirde ortaya zavallıca sonuçlar çıkabiliyordu.”

Güzelliğin Zorbalığından Kurtulmak

“Eva Linde’nin, güzelliğin zorbalığından kurtulmuş, özgürleşmiş olduğu da yadsınamazdı. Bu elbette kendi başarısı değildi. Doğanın yardımıyla olmuştu ve bu doğallık Eva’ya bayağı yanlarını saklamama, hatta büyük bir zevkle teşhir etme imkânı veriyordu.” (Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad sözleri)


Mahcubiyet ve Haysiyet kitap yorumu↵


Yorum köşesine çiçek atarak sayfaya destek olabilirsiniz.


Yazar Hakkında

YORUMLAR
  1. Halit

    🌷

  2. Mustafa Öztürk

    🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌷🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻

  3. Dilek Aras

    “Ne kadar bilirsen bil bildiklerin karşındakilerin anladığı kadardır “sözünü doğrular nitelikte okuduklarım …Emeğine sağlık Şulecim 💐💐💐

  4. Sedef ipekçi

    Emeginize saglik…🌹

  5. Oyanur Öztürk

    Blogunuzdaki her güzel ince ince nakış edilmiş paylaşımlarınızla bilgilerim tazeleniyor. İnşaallah Allah’ın izniyle bilgilerim körelmiyor. Tabiiki bunu inkar edemeyiz, senin sayende guzel öğretmenim.🌷🌷🌷🌷

  6. Derya

    Eline sağlık şulecim ilginç bir kitap bende merak uyandırdı🌹🌺🌻

    • Hem duygusal hem de zihinsel mekanizmalarımızı harekete geçirebilen bir kitap. Roman kahramanı meslektaşın olduğu için de ayrıca ilgini çekeceğini düşünüyorum.
      Sevgiyle… 🙂

  7. Fatma öztürk

    Hocam elinize ve emeğinize sağlık…

  8. Gülten Kuralkan Ekşi

    Emeğinize sağlık pek değerli hocam.. 🕊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir