Suç ve Ceza

DOSTOYEVSKİ

“SUÇ ve CEZA” SÖZLERİ

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza adlı eseri için yazdığım yorum ve inceleme yazısından sonra, şimdi de bu mükemmel eserden derlediğim alıntıları istifadenize sunuyorum.

Farklı alıntılar da okumak isterseniz yorum ve inceleme yazısına bakabilirsiniz.

Yorum ve İnceleme↵ 

ALINTILAR

VİCDAN

Vicdan, Bir Sevinç Kaynağıdır

“Rahat bir yaşamda mutluluk yoktur, mutluluk çekilen acı pahasına satın alınır.

Kişi mutlu olmak için dünyaya gelmez. Kişi mutluluğunu kazanır, her zaman da çektiği acılar pahasına. Bunda hiçbir haksızlık yoktur; çünkü vicdan, herkesin göze almak zorunda olduğu deneyimler sayesinde elde edilir.

Acı çekerek, gezegenimizin yasası böyle: Ne var ki bu kendiliğinden oluşan, bütün ömür boyunca denemelerden geçen, sınanmış vicdan öylesine büyük, derin bir sevinç kaynağıdır ki, bunu acı çekilen yıllarla  ödemeye değer doğrusu.” (Suç ve Ceza)

dostoyevski-sozleri

Bizi En Çok Korkutan Şey

“…her şey insanoğlunun kendi elinde, hem de korkaklığı yüzünden her fırsatı, her şeyi elinden kaçırıyor. Bu artık yadsınamaz bir gerçek hâline geldi. Şurası da özellikle dikkate değer:

Acaba insanlar en çok neden korkarlar?

Atacakları yeni adımdan, söyleyecekleri yeni sözden, kısacası alışkanlıklarından ayıran şeyden, işte onları en çok korkutan budur…” (Suç ve Ceza)

Koyu Miskinlik

“Yoksulluk ayıp değil, bu kesin bir gerçek. Ayyaşlığın da erdem olmadığı daha kesin bir gerçek. Ama miskinliğin gözü kör olsun; miskinlik bir kusurdur, yüz karasıdır.

Yoksullukta yaradılıştan gelen soylu duygularınızı koruyabilirsiniz, koyu miskinlikte ise asla ve bunu hiç kimse başaramaz.

Koyu miskinlik içinde yüzen bir kimseyi insanlar toplumlarından sopayla kovmazlar, onu daha çok aşağılamak için süpürgeyle süpürürler. Böyle davranmakta da hakları yok değildir hani, çünkü kendisini aşağılamaya ilk kendisi hazırdır zaten. Ayyaşlığın başlangıç noktası işte burasıdır.” (Suç ve Ceza)

DOSTOYEVSKİ SÖZLERİ

Düşünme Tutulması

“Hemen her suçlu, suçu işlediği sırada, aklının, iradesinin en yoğun olması gerektiği bir anda, bu nitelikleri yönünden güçsüzlüğe düşüyordu; tedbir ve dikkatin en yoğun olması gerektiği anda, irade ve akıl tam tersine bir çeşit çocuksu ve gerçekten şaşılası bir hafifliğe dönüşüyordu.

Bu düşünme tutulması, bu irade kaybı ağır ağır gelişecek, suçun işlenmesinden kısa bir zaman önce en yüksek düzeyine ulaşacak ve suçun işlendiği sırada ve andan sonra (bu süre suçu işleyen kişiye bağlıdır) eriştiği bu en üst düzeyde durağanlaşacak, daha sonra da bütün hastalıkların bittiği gibi, sona erecek bir hastalık olarak kabul ediyordu.

Bu noktada ortaya bir sorun çıkıyordu: Hastalık mı suçu doğuruyordu, yoksa suç mu kendi doğasına uygun olarak kaçınılmaz biçimde hastalığı hatırlatan olayları geliştiriyordu?” (Suç ve Ceza)

Birisi Bize Acısa

“Her insanın çalabileceği bir kapı bulunduğunu bilmeye ihtiyacı vardır. İnsanın her neresi olursa olsun gidip başvurma zorunluluğunu duyduğu zamanlar oluyor. Her insan birisinin kendisine acıdığını hissetme ihtiyacı duyar.” (Suç ve Ceza)

Ön Yargı

“Daha sonra düzeltilmesi mümkün olmayan birtakım yanlışlara düşmemek için, bir insanı değerlendirirken hiç acele etmemek ve ona karşı son derece dikkatli, tedbirli davranmak gerekir…

Bir kimse hakkında kesin bir yargıda bulunabilmek için onu yakından tanımak gerektiğini, ona karşı bir fikir edinmeyi, onunla tanıştıktan sonraya bırakmak gerektiğini bilmek lazım.” (Suç ve Ceza)

KADINLAR

“O deniz yürekli iyi insanlar, bir erkeği son dakikaya kadar hep tavus tüyleriyle süslerler, kötülüğü akıllarının ucuna bile getirmezler; madalyonun öbür yüzünü önceden sezinleseler bile, söylemeleri gereken sözleri önceden hiçbir şekilde ağızlarından kaçırmak istemezler.

Böyle bir şeyi düşünmek bile onlara dayanılmaz bir üzüntü verir.

Tavus tüyleriyle süsledikleri kişi gelip yumruğu boyunlarına dayayıncaya kadar, bütün güçleriyle gerçeği yüz geri ederler, görmek istemezler bunları.” (Suç ve Ceza)

dostoyevski-sozleri

Hiçbir Suç Gizlenemez

“Neden bütün suçlar, cinayetler o kadar çabuk ortaya çıkıyordu ve suçluların izi o kadar kolayca bulunabiliyordu?

Başlıca neden, suçun gizlenmesindeki maddi olanaksızlıktan çok, suçlunun kişiliğinde aranmalıydı.” (Suç ve Ceza)

Her Şeyimiz Varsın Mahvolsun

“Kişi sevdiği, adeta taptığı bir insan için kendisini bile satabilir.

Ah! İnsan bir kere o noktaya geldi miydi, ahlak duygusunu bile yanlış yorumlar; özgürlüğünü, rahatını, huzurunu, vicdanını bile pazara sürer.

Yaşamımız, ömrümüz, her şeyimiz varsın mahvolsun; yeter ki sevdiğimiz insanlar mutlu olsun.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi de cizvitlerin düşüncelerinden yana çıkar, kendimize karışık vicdan durumlarını inceleyen bilim dalları icat ederiz.

Böylelikle de yaptığımızın doğruluğuna, bunun yapılmasının zorunlu olduğuna, amacın yüceliğinin davranışımızı haklı gösterip temize çıkardığına kendimizi bir süre için inandırırız.

Biz böyleyiz işte, her şey gün gibi apaçık ortada.” (Suç ve Ceza)

dostoyevski-sozleri

SUÇ ve CEZA

Izdırap ve Acı Çekme

“Izdırap ve acı çekme, geniş bir akla ve derin duygulara sahip olan insanlar için bir mecburiyettir.

Bence gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.” (Suç ve Ceza)

dostoyevski-sozleri

Bir Kadın

“…bir kadın hem zeki hem de kıskanç olursa, iki kadın hâline gelir ve bu bir felakettir işte.” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

Yeni Bir Adım

Yeni bir adım atma, yeni bir kelime söyleme, insanların en fazla korktuğudur.” (Suç ve Ceza)

Kader

Kendi planlarımızı yapıyorduk ama kaderin de planları olduğunu unutmuştuk.” (Suç ve Ceza)

Düşünüyorum

– Şimdi neden hiçbir iş yapmıyorsun?
– Yapıyorum.
– Ne yapıyorsun?
– İş yapıyorum.
– Ne işi yapıyorsun?
– Düşünüyorum.” (Suç ve Ceza)

Kilit

Kapıyı kilitlemiyor musun, diye sordu.
Hiçbir zaman kilitlemedim ki! Sözde iki yıldır kilit alacağım…

Gülümseyerek Sonya’ya baktı: Kilitleyecek hiçbir şeyi olmayan insanlar mutludurlar herhalde, öyle değil mi?” (Suç ve Ceza)

Bazen Sözler Hiç İşe Yaramaz

Her şeyi konuştular mı, yoksa buna gerek kalmadan mı anlaştılar? Kimi zaman böyle olur. Sözler hiç işe yaramaz. İnsanlar birbirlerinin düşüncesini gözlerinden anlarlar…” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

dostoyevski-sozleri

SUÇ ve CEZA

Ne Kadar Değişmişti

Üniversiteye giderken ve eve dönerken durur, gerçekten bu şahane manzarayı seyrederdi. Bu onda hep gizemli duygular uyandırırdı.

En çok, bu güzelim manzaranın onu heyecanlandırmayışına şaşar ve ne kadar duygusuz olduğuna hayıflanırdı. Bunları hatırlayınca gülümsedi. Kısa zaman önce nelerle ilgileniyormuş.. Ha ha ha.. Eskiden durup düşündüğü bu yerde, tekrar bunları anması garip geldi!

Ne kadar değişmişti. Eskiden onu ilgilendiren teoriler, fikirler şimdi gülünç geliyordu.

Bu kadar kısa zamanda böyle değişiklik! İçi burkuldu.

Eski hayatı, eski eğlenceleri, eski duyguları, düşünceleri, hepsi şimdi ona ne kadar yabancıydı. Âdeta yükseklere çıkmışcasına her şey gözlerinden kaybolmuştu.” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

Kendine Kötülük Etmek

Hiçbir zaman insanları, ona kötü davranarak düzeltemeyiz, özellikle çocukları. Bir çocukla ilişki kurarken daha dikkatli olmalıyız.

Ah kendini beğenmiş sizler!

Siz insanları anlamazsınız. Başkasını ezerken kendinize kötülük ettiğinizi fark edemezsiniz.” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

Kim Onu Ezebilir?

Edebiyat ve sanat! Eğer bir adam asil bir ruha sahipse, bir de kültürlü ve yetenekliyse kim onu ezebilir?

Örneğin şapkayı ele alalım; Şapka ne demektir ? Onu ben Zimermann’dan satın alabilirim. Ama şapkanın altında bulunan, şapkanın örttüğü şeyi satın alamam. Önemli olansa odur. (Suç ve Ceza)

DOSTOYEVSKİ

SUÇ ve CEZA SÖZLERİ

Açık Yüreklilik ve Övme

Dünyada açık yüreklilikten zor ve övmeden kolay bir şey yoktur.

Açık yüreklilikte yüzde bir değerinde olsa bile, bir nota falsolu oldu mu uyumsuzluk hemen fark edilir; övmede ise, baştan sona bütün notalar falsolu bile olsa, yine de kulağa hoş gelir, zevkle dinlenir.” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

Ölüm Korkusu

Ümit

“Niye intihar etmemişti sanki ?

Ne diye uzun uzun nehri seyrettikten sonra itiraf etmeye karar vermişti ? Yaşamak arzusu yenilemeyecek kadar güçlü müydü ki? Svidrigaylov bile, ölümden bu kadar korkmasına rağmen onu yenmemiş miydi ?

Raskolnikov, büyük bir acı ile bu soruyu kendisine soruyor, kendisinde ve inanışlarında derin bir yanılma bulunduğunu, belki de daha o zaman, sulara eğilip baktığı sıralarda sezmiş olduğunu bir türlü anlamıyordu.

Bu ölüm korkusunun, belki de gelecekteki başarısının müjdecisi, yeni bir hayat görüşünün habercisi ve geleceğinin garantisi olduğunu aklından bile geçirmiyordu.

Aslında ilk kez orada yeni bir hayat kurma yolunda bir karar vermişti. Ama o bunu zayıflık ve korkaklığa yorumluyordu.

Hapishane arkadaşlarına bakıyor ve onların hayata karşı duydukları sevgi ve bağlılığa hayret ediyordu. Ona öyle geliyordu ki, arkadaşları hapishanedeyken hayatı, özgür oldukları zamankinden daha çok seviyorlardı. Bazıları ne korkunç acılar çekmişler, nelere katlanmışlardı.

Yoksa bir güneş ışığına bu kadar değer verebilirler, onun hiç görmediği bir bölgedeki bir koruluğu bu kadar delice özleyebilirler, kaba bir köylü kızı olan sevgililerinin hayaliyle bu derece avunabilirler ve bütün bunlardan dolayı bunca acılara katlanabilirler miydi?

Bunlar Raskolnikov‘u şaşırtıyordu. Demek insanoğlunu yaşatan ümitleriydi…” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

MANİFESTO

Dostoyevski, kendi içsel sorgulamalarında yürekli ve acımasız olduğu kadar, toplumla hesaplaşmalarında da aynı cesur tona sahiptir.

Dostoyevski‘ye ayırdığım bu sayfaya, işte bu tonun kuvvetlice hissedildiği ve âdeta bir manifesto değeri taşıyan aşağıdaki sözleriyle şimdilik nokta koyuyorum.

Yürümediğiniz Yollarımı Kirletmeyin!

Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum?

Herkes bağırırken şiirler okumak mı, susmak mı sözün bittiği yerde, kusmak mı sindirebildiklerinizi?

Apansız uykum kaçıyor kaç gece, bu da mı aleyhime kanıt?

Sondan saymaya başladım adları, böyle hoşuma gidiyor. Beğenmeseler de seviyorum ellerimi.

Hep olmayacak düşler görüyorum, yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.

Silin adımı listenizden, yokum; aslında bir oyun olan kavgalarınızda ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda!

Kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni!

Gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum.

Yalan övgülerinize ihtiyacım yok!

Gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin. Bir sürgün nereye sürülebilir? Gölgeler kelepçeye vurulur mu?

Çekilin!

Yürümediğiniz yollarımı kirletmeyin!” (Suç ve Ceza, Dostoyevski)

 

Farklı alıntılar da okumak isterseniz bu eser için yazdığım Yorum ve İnceleme↵ yazısına bakabilirsiniz.


Bu yazılar da ilginizi çekecektir:

Kitap Yorumları  (Türk Edebiyatı)↵

Kitap Yorumları  (Dünya Edebiyatı)↵

Kitap Sözleri  (Türk ve Dünya Edebiyatı)↵

kitap-sozleri (22)

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir